escort bayan konya escort

Göğüs Kanseri

 Göğüs Kanseri

Göğüs Kanseri

Günümüzde sıkça karşılaşılan kanser türlerinden biri de göğüs kanseridir. Kadın veya erkek farketmeksizin her bireyde belirti gösterebilmektedir. Erkeklere oranla kadınların göğüs kanseri olma riski oldukça fazla olmasının yanı sıra son zamanlarda yapılan araştırmalara göre her 9 kadından biri hayatı boyunca en az bir kere göğüs kanseri karşılaşmıştır.

Göğüs kanseri henüz tam olarak nedeni bilinmeyen ve genel olarak süt kanallarında başlangıç gösteren bir kanser türüdür. Bazı araştırmalarda göğüs kanserinin aileden gelen genler ile bağlantılı olabileceği ortaya çıkmış ve bu anlamda risk altında olan bireyler daha çok dikkat eder duruma gelmiştir.

Diğer insanlara oranla göğüs kanseri olma riski fazla olan bireyler arasında erken yaşta adet olanlar veya geç yaşta menapoza girenler, ailesi içinde göğüs kanseri teşhisi konulmuş olanlar, hiç çocuk doğurmamış olanlar, otuzlu yaşlarından sonra çocuk doğurmuş olanlar ve radyasyona maruz kalmış olanlar yer almaktadır. Göğüs kanseri erken teşhisi mümkün olan bir kanser türü olmakla birlikte bunun için göğüs muayenelerinin düzenli olarak yapılması gerekmektedir.

Göğüs kanserinin belirtileri; göğüste ele gelen herhangi bir kist, göğüs yüzeyinde meydana gelen anormallik,  meme başı akıntıları, meme başlarındaki şekil bozuklukları, koltukaltında ele gelen bir kitle, göğüs ağrıları ve kolda şişlik şeklinde sıralanabilir. Bunları fark ettiğiniz herhangi bir durumda bir doktora başvurarak rutin kontrolleri yaptırmanız ve tetkik sonuçlarına göre bir yol izlemeniz gerekmektedir.

Böyle bir şikayet dahilinde doktora başvurduğunuz sırada öncelikle doktor tarafından muayeneniz yapılır, ardından yaş ve durumunuza bağlı olarak mamografi veya ultrason çekilmesi istenir. Göğüs kanserine dair şüphe uyandıran bir durum olursa iğne biyopsisi ile parça alınarak iyi huylu veya kötü huylu olduğunu belirlenir. İyi huylu olması sonucunda herhangi bir tedaviye gerek yoktur. Ancak kötü huylu çıkması sonucunda evreleme yapılarak tedaviye başlanması gerekmektedir.

Evreleme tümörün büyüklüğüne, lenf bezlerindeki sayısına ve metastaz duruma bağlı olarak yapılır.

Birinci evre hastalarında tümör büyüklüğü 2 santimetreden daha az olup herhangi bir alana yayılma göstermez.

İkinci evrede tümör büyüklüğü 5 santimetreden küçüktür.

Üçüncü evrede 5 santimetreden büyük bir tümör ve yayılmış bir doku bulunur.

Son evre olan dördüncü evrede metastaz meydana gelmiştir. Geçen her evre hastanın hayatta kalma şansında azalışa gitmektedir. Bu nedenle hiçbir şüphe veya belirti bu konuda göz ardı edilmemelidir.

Tedavi aşamasında cerrahi işlem uygulanması şarttır. Nasıl bir yöntem kullanılacağı ise doktor tarafından belirlenir. Tümör küçük ve bir alanda ise sadece tümör çıkarılacak biçimde bir cerrahi işlem gerçekleştirilir ve sonrasında hasta radyoterapi görmektedir. Tümör büyük ise bazı zamanlarda göğsün tamamının alınması gerekmektedir. Kimi durumlarda büyük olan tümörlerin kemoterapi yolu ile küçültülmesi mümkün olup küçültme işlemi yapılmasının ardından tümörün cerrahi işlemle alınması gerçekleştirilir.

Göğüs kanseri için tasarlanan farkındalıklar sayesinde pek çok birey bu konuda bilinçlenerek gerekli tedbirleri almaktadır. Bu sayede göğüs kanserinden hayatını kaybedenlerin sayısı da gün geçtikçe azalmakta göstermiştir. Kansere yenilmemek adına düzenli kontrol ve muayenelerin önemi oldukça büyüktür.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir